7338 SAYILI KANUNDA YER ALAN VERGİ USUL KANUNUNA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

    SİRKÜLER NO: FORMÜL–2021/S–40                                                                                    01.11.2021

     

           

    KONU: 7338 SAYILI KANUNDA YER ALAN VERGİ USUL KANUNUNA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

     

    26.10.2021 tarih ve 31640 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7338 Sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nda yapılan düzenlemeler bu sirkülerimizin içeriğini oluşturmaktadır.

     

    1. Elektronik Olarak Tutulan Defterlerde Tasdik

    Beratı Alınmayan Defter Tasdik Ettirilmemiş Kabul Edilecektir

    Yürürlük 26.10.2021

     

    2. Elektronik Belgelerde Yer Verilmesi Gereken Bilgilere Yer Verilmemesi Halinde Bu Belgeler Vergi Uygulaması Açısından Düzenlenmemiş Sayılacaktır

    Vergi Usul Kanunu’nun “İspat Edici Kağıtlar” başlıklı 227. Maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil edilmiştir.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    3. Yararlanılması Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporu İbrazı Şartına Bağlanan Muafiyet, İstisna, Zarar Mahsubu ve Benzeri Konularda Tasdik Raporunun İbraz Süresi Hakkında Düzenleme

    Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Malî Müşavir Tasdik Raporları” başlıklı mükerrer 227. Maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikler ile yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun ilgili mevzuat ve süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilmesi ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporunun zamanında verilmiş sayılması sağlanmıştır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    4. Gider Pusulasına İlişkin Düzenlemeler

    Vergi Usul Kanunu’nun “Gider Pusulası” başlıklı 234. Maddesinde yapılan düzenlemeler ile gider pusulasının düzenlenme zorunluluğunun bulunduğu durumlar belirlenmiştir, gider pusulasının düzenlenmesi gereken süreye ilişkin olarak, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde gider pusulasının düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulasının hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmış, ayrıca, maddenin mevcut metninde yer alan hükümler, uygulamada bugüne kadar tecrübe edilen hususlar çerçevesinde gözden geçirilmiş ve bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen belgeler (dekont, alındı vb.) ile Vergi Usul Kanunu uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilmiş ve bu belgelerin kullanılabildiği hallerde mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmemesi sağlanmıştır.

    Yürürlük tarihi 01.11.2021

     

    5. Vergi İncelemelerinde Uzaktan İnceleme (E-Denetim) Yapılabilmesinin Yasal Altyapısı Oluşturulmuştur

    Vergi Usul Kanunu’nun “İncelemenin Yapılacağı Yer” başlıklı 139. Maddesinde yapılan düzenleme ile vergi incelemesinin esas itibariyle mükellefin iş yerinde yapılması kuralı, vergi incelemesinin esas itibariyle dairede yapılması şeklinde değiştirilmiştir.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    6. Alış Bedeli Değerleme Ölçüleri Arasına Eklenmiştir

    Vergi Usul Kanunu’nun “Değerleme Ölçüleri” başlıklı 261. maddesinin birinci fıkrasına değerleme ölçüsü olarak “Alış bedeli” de eklenmiş ve Kanunun 268/A maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.

    “Alış bedeli:

     MADDE 268/A- Alış bedeli, bir iktisadi kıymetin satın alma bedelidir. İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi ile ilgili diğer giderler alış bedeline dâhil değildir.”

    Yürürlük 26.10.2021

     

    7. Maliyet Bedeline Dahil Edilecek Unsurlar Düzenlenmiştir

    Vergi Usul Kanunu’nun “Maliyet Bedeli” başlıklı 262. Maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

    “Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir:

    a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri,

    b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,

    c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.),

    ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri,

    d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

    Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir.

    İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.

    Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

    Yukarıdaki düzenlemeye bağlı olarak, Kanunun 29. Maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun “Gayrimenkullerde Maliyet Bedeline Giren Giderler” başlıklı 270. Maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    8. Yeniden Değerleme Uygulaması

    a- 01.01.2022’den İtibaren Enflasyon Düzeltmesi Şartlarının Gerçekleşmediği Hesap Dönemlerinde Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerde Yeniden Değerleme Yapılabilmesi İsteğe Bağlı Olarak Mümkün Olacaktır.

    Yürürlük 01.01.2022

    b- VUK Mükerrer 298/Ç Kapsamında Yeniden Değerleme Yapmak İsteyen Mükellefler, İstemeleri Halinde Yeniden Değerleme Yapacakları Hesap Döneminden Önceki Hesap Dönemi Sonu İtibariyle de Bilançolarında Gözüken Taşınmazlar ve ATİK’ler İçin Yeniden Değerleme Yapabileceklerdir. 

    Ayrıca 7338 sayılı Kanunun 52. Maddesiyle Vergi Usul Kanunu’na aşağıdaki geçici 32. Maddeyle, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine eklenen (Ç) fıkrası uyarınca yeniden değerleme yapacak mükelleflerin istemeleri halinde ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini maddede yer alan kapsam, şart ve hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebilmelerine imkân sağlanmıştır. Bu kapsamda yapılacak değerleme sonucunda oluşacak değer artış tutarı üzerinden %2 oranında hesaplanan vergi değerleme işleminin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar beyan edilecek ve ödenecektir.

    Yürürlük 01.01.2022

     

    9. Amortisman Düzenlemeleri

    a) ATİK’in Aktifte Kaldığı Süre Kadar Gün Esasına Göre Amortisman Ayrılabilmesi

    Maddenin ikinci fıkrası kapsamında olanlar (binek otolar) hariç olmak üzere, işletme aktifine yeni kaydedilecek amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girme tarihinden itibaren günlük esasa göre amortisman ayrılabilmesi bir seçimlik imkân olarak mükelleflere tanınmıştır. Bu durumda, faydalı ömür süresinin gün olarak hesaplanmasında, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yıl olarak tespit ve ilan edilen faydalı ömür süreleri 365 ile çarpılmak suretiyle belirlenecektir.

    b) Faydalı Ömür Sürelerinin Mükellefçe Belirlenebilmesi

    Mükelleflere, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömür süresinin iki katını ve elli yılı aşmamak, her yıl için aynı nispet uygulanması şartıyla, daha uzun faydalı ömürler dikkate alınarak amortisman sürelerini uzatabilme hususunda serbesti tanınmaktadır. Örneğin halihazırda jeneratörler 10 yılda amorti edilmekte olup yapılan düzenlemeyle, mükellefin isteğine bağlı olarak, amortisman süresi 20 yıla kadar uzatılabilecektir. Bu durumda her yıl %5 amortisman oranı dikkate alınacak ve bu şekilde belirlenen amortisman süresi ve oranı izleyen yıllarda değiştirilemeyecektir.

    c) Hesaplama Şeklinin Değiştirilemeyeceği

    Yıl veya gün esasına göre amortisman ayırabilme serbestisi tanınan iktisadi kıymetler bakımından, söz konusu yöntemlerden biri ile amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra, hesaplama şekli değiştirilemeyecektir. Diğer taraftan, maddenin uygulama usul ve esaslarını belirleme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Yukarıda yer verilen VUK 320. Maddede yapılan düzenlemelere uyum sağlanması için Kanunun 315 ve 318. Maddelerinde de düzenlemeler yapılmıştır.

    Yürürlük tarihi 26.10.2021’dir.

     

    10. Şüpheli Alacaklar

    Vergi Usul Kanunu’nun “Şüpheli Alacaklar” başlıklı 323. Maddesinde yapılan düzenlemeyle, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklara ilişkin azami bir tutar belirlenerek, bu konudaki belirsizlik giderilmiştir. Azami tutar 3.000 TL’dir. Diğer taraftan şüpheli alacak hükümlerinin işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler açısından da uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.

     Yürürlük 26.10.2021

     

    11. Yenileme Fonu Uygulamasında Üç Yıllık Süre Satışın Yapıldığı veya Tazminatın Alındığı Tarihi Takip Eden Takvim Yılından İtibaren Başlatılacaktır

    Vergi Usul Kanunu’nun “Amortismana Tabi Malların Satılması” başlıklı 328. ve “Amortismana Tabi Malların Sigorta Tazminatı” başlıklı 329. maddelerinde yapılan düzenlemeler ile, oluşan satış kârının ve tazminat fazlasının, satışın yapıldığı ya da tazminatın alındığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabileceği hüküm altına alınarak, bu kârın geçici hesapta tutulacağı süre konusundaki tereddüt mükellef lehine giderilmiştir.

    Pasifte geçici bir hesapta tutulan kârın, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dahil olmak üzere iktisap edilen bir veya birden fazla kıymetin bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlarına mahsup edileceği belirtilerek yeni alınacak iktisadi kıymetlerin sayısında sınır olmadığı vurgulanmıştır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    12. Vergi Cezalarında Tekerrür

    Vergi Usul Kanunu’nun “Tekerrür” başlıklı 339. Maddesinde yapılan düzenlemeyle, madde gereğince yapılacak artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı temin edilmiştir. Bir başka ifadeyle, kesinleşen bir cezadan sonra maddede yer alan süreler içerisinde yeniden ceza kesilmesi durumunda, madde gereğince bu ceza üzerine eklenecek olan artırım tutarı, kesinleşen cezadan fazla olmamak üzere, vergi ziyaı cezasının %50’si, usulsüzlük cezasının %25’i olacaktır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    13. Elektronik Kayıt ve Defter Uygulamalarındaki Kayıt Nizamına Uyulmaması Fiillerine Uygulanacak Usulsüzlük Cezası

    Vergi Usul Kanunu’nun usulsüzlük cezalarını düzenleyen 352. maddesinde değişiklik yapılarak, kâğıt ortamında yapılan / tutulan kayıt ve defterlere yönelik olarak kayıt nizamına ilişkin hükümlere uyulmaması durumunda kesilecek cezalar ile söz konusu Kanunun mükerrer 242. maddesinde yer alan yetki kapsamında uygulanmakta olan elektronik kayıt ve defter uygulamalarındaki kayıt nizamına uyulmaması fiillerine uygulanacak cezaların aynı mahiyette olması ve bu fiillere karşılık olarak birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi temin edilmiştir.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    14. Gider Pusulasının düzenlenmemiş sayılacağı hallerde, belge basımına dair bildirimlerini yapmayanlara ve mükerrer 227. madde kapsamında tasdik kapsamına alınan bir işleme dair tasdik raporunun süresinde ibraz edilmemesi halinde mükelleflere kesilecek özel usulsüzlük cezalarında düzenleme

    Vergi Usul Kanunu’nun “Özel Usulsüzlükler ve Cezaları a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması” başlıklı 353. maddesinde yapılan düzenlemeler ile, gider pusulasının hiç düzenlenmemiş sayıldığı durumlara bağlı olarak özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi temin edilmiş, ayrıca, uygulamada ortaya çıkan belirsizliklerin giderilmesi ve bildirim yükümlülüğüne olan uyumun artırılması amacıyla belge basımı ile ilgili bildirim yükümlülüğüne yönelik ceza hükmünde mükellef lehine değişiklik yapılmış, diğer taraftan yapılan değişiklikle, Kanunun mükerrer 227. maddesi uyarınca tasdik kapsamına alınan konulara ilişkin olarak ibraz edilmesi gereken yeminli mali müşavir tasdik raporunun aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sürede ibraz edilmemesi durumunda, ibraz yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellef adına özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için maddeye yeni bir bent eklenmiştir.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    15. Defter, Kayıt ve Belgelerin Elektronik Ortamda İbrazına İlişkin Mali İdare Tarafından Yapılacak Düzenlemelere Uyulmaması Halinde Uygulanacak Özel Usulsüzlük Cezası

    Vergi Usul Kanunu’nun usulsüzlük cezalarını düzenleyen 352. maddesinde değişiklik yapılarak, kâğıt ortamında yapılan / tutulan kayıt ve defterlere yönelik olarak kayıt nizamına ilişkin hükümlere uyulmaması durumunda kesilecek cezalar ile söz konusu Kanunun mükerrer 242. maddesinde yer alan yetki kapsamında uygulanmakta olan elektronik kayıt ve defter uygulamalarındaki kayıt nizamına uyulmaması fiillerine uygulanacak cezaların aynı mahiyette olması ve bu fiillere karşılık olarak birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi temin edilmiştir.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    16. Pişmanlık ve Islah

    Vergi Usul Kanunu’nun “Pişmanlık ve Islah” başlıklı 371. maddesinin birinci fıkrasının iki numaralı bendinde aşağıdaki değişiklik yapılmış ve ayrıca maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

    “2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması. Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    Yürürlük 26.10.2021

     

    17. Vergi Cezalarında İndirim

    Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan indirimin, uzlaşma ve tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına alınan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için de uygulanabilmesini temin etmek amacıyla söz konusu maddede değişiklik yapılmıştır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    18. 5.000 TL’yi Aşan Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezaları Uzlaşma Kapsamına Alınmış, 5.000 TL’nin Altındaki Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İse İndirim Uygulanmasına Dair Düzenleme Yapılmıştır

    Vergi Usul Kanunu’nun ek-1 ve ek-11. Maddelerinde yapılan düzenlemeler ile 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına alınmış olup, uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde, cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınacaktır. 5.000 Türk lirasını aşmayan usulsüzlük cezaları içinse Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinin birinci fıkrasında yer alan indirim oranının %50 artırımlı olarak uygulanması sağlanmıştır.

    Yürürlük 26.10.2021

     

    Saygılarımızla,